6 mart - kıyılar mutedil açıklar kaba dalgalı

6 mart



just another love story filmi vardı hani. 2007 danimarka yapımı. jonas vardı bir de. yıllar önce birlik olup ağzıma sıçtılar. hiç unutamadığım o "basit ama delici"  tesptini kafama ve dahi yüreğime vura vura söylemişti ya jonas efendi;
"her şey çok sıradan.
ama hayat bir cumartesi günü alışverişinden daha fazlası...."
.
haklıydı jonas... hayat bir pazar alışverişinden, 5.5 gün it gibi çalışıp, sabah akşam trafikle, kalabalıkla, gürültüyle ilişkiye girip pazar günü saat ona-on bire kadar yatıp bir avm köşesinde orgazm sigarası içmekten daha fazlası olmalıydı doktor. daha fazlası.
bu sebepledir ki güneşli her pazarı kadıköy'ün sevdiğim mekanlarında karşılarım. bu sabah yine öyle yaptım.
nazlı bir sevgiliyi bekletmemek ister gibi çarşı durağında iner inmez bit pazarına çıkan yokuşu ve sonraki düzlüğü koşar adım geçerek hayyam çayevi'ne ulaştım. lakin sevgili yoktu! başımı göğe kaldırdım. tarihi ve yüksek binaların arkasında kalan güneş'in gelmesine yaklaşık on beş dakika vardı.
.
güneşten önce garson geldi. çantamdan sigaramı çıkarırken "buyur abi" dedi. benden en az dört yaş büyüktü. de ve da eklerine, herkes ve sohbet kelimelerinin yanlış yazılmasına taktığım gibi benden büyük olanların da bana abi demesine takıyorum böyle anlamsızca. lakin düşüncelerimin beni boğmasına izin vermedim. bir çay söyledim. sigaramı yaktım. yan masadan ateş isteyen, üniversite öğrencisi olduğunu tahmin ettiğim delikanlının sigarasını da yaktım. şanslıydı hergele! ateşi iki kere bulmuştu. çayevinin sokakla hemhal olmuş beş masasından sadece o'nun oturduğuna vuruyordu güneş. tıpkı kuşları kıskandığım gibi kıskandım o an. kültablasına park ettiğim sigaram aklıma geldiğinde ise yarısını soğuk esen rüzgarın içtiğini gördüm. aldırmadım. benim içeceğim de o kadar zaten. anneme söz vermemiş olsam içime de çekerdim. çünkü bugün öyle bir gün. bazı günler böyle yanlış başlar yanlış gider. ama umulmadık anlarda küçük sürprizler de olmuyor değil hani. zaten beni hayata bağlayan da bu beklenmedik sürprizler..
al işte üniversite öğrencisi sigaradan hemen sonra kalktı. otobüste bir türlü koltuk beğenmeyen yaşlı teyzeler gibi güneş gören masaya geçtim çabucak.
şimdi daha iyiyim. 
güneş çünkü benim yakıtımdı. üç ay önce aldığım paketteki son sigarayı yaktım ve yazmaya başladım...